KANUNİ FAİZ ORANI NEDİR ?
Kanuni faiz oranı, kanunla belirlenmiş olan ve belirli durumlarda uygulanan bir faiz oranıdır. Türkiye’de kanuni faiz oranları, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu gibi yasal düzenlemelerle belirlenmiştir. Bu oranlar, temerrüt faiz oranı ve yasal faiz oranı olarak ikiye ayrılabilir.
- Yasal Faiz Oranı: Türk Borçlar Kanunu’nun 88. maddesine göre, borçlu tarafından ödenmesi gereken bir para borcu için faiz ödenmesi gerekiyorsa ve faiz oranı sözleşmede belirlenmemişse, yasal faiz oranı uygulanır.
- Temerrüt Faiz Oranı: Borçlu, borcunu zamanında ödemediğinde uygulanan faiz oranıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesine göre, borcun ödenmesi geciktiğinde ve sözleşmede farklı bir oran belirtilmemişse, temerrüt faizi uygulanır. Temerrüt faiz oranı, ticari işler için Türk Ticaret Kanunu’na göre belirlenir.
Avukat İsmail ÖZDEMİR, Avukat Hakları Grubu Ankara adına 07.05.2023 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne E-Dilekçe yolu ile kanuni faiz oranının yükseltilmesi gerektiğine dair başvuruda bulunmuştur. Dilekçe numarası: D28 – 8084 olan başvuru TBMM E-Dilekçe sitesinde imzaya açılmış ve 21.05.2024 tarihi itibariyle 38 kişi tarafından imzalanmıştır. Aşağıda dilekçemiz sizlerle paylaşılmıştır.
Türkiye’de yasal faiz oranı %9 gibi ekonomik gerçekliğe uygun olmayacak derece düşüktü. 20 Mayıs 2024 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile bu oran 01.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere %24’e yükseltildi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
DİLEKÇE KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA
Yargılamalar yıllarca sürmekte olup, mahkemelerin alacak kalemlerine uyguladığı yasal faiz oranı olan %9, adalet duygusunun önündeki en büyük engellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yıllık enflasyonun %150’lere ulaşması karşısında yıllarca hakkını alamadığı için zaten mağdur durumda olan yurttaşın mahkemeler eliyle yıllık % 9’luk faiz üzerinden mağdur edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıktır. Bu durum aynı zamanda adalete güven duygusunu zedelemekte ve hakkın ifasından kaçınan tarafı ise teşvik edip adeta zenginleştirmektedir. Yasal faiz ve temerrüt faizini yıllık % 9 olarak belirleyen hükümlerin Anayasa’nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına, Anayasa’nın 2. maddesi ile güvence altına alınan sosyal hukuk devleti ilkesine, Anayasa’nın 5. maddesinde belirlenmiş olan devletin temel amaç ve görevleri başlıklı düzenlemelerine, yine Anayasa’nın 36. maddesindeki hak arama hürriyeti düzenlemesine ve yine Anayasa’nın 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkelerine açık bir şekilde aykırıdır. 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun gereği uygulanan ve faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık %12 oranı üzerinden yapılır. Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir. Söz konusu yetkiye istinaden kanuni faiz oranı, 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık %9 olarak belirlenmiştir. 2006 yılından beri % 9 olarak sabit tutulan kanuni faiz oranlarının bugünün gerçekliğini taşıyamadığı yukarıdaki gerekçelerle açıktır. Cumhurbaşkanlığı makamının yetkisi dâhilinde olan oranlarla da bu sorunun çözülemeyeceği açık olduğundan TBMM’ne başvuru zaruriyeti ortaya çıkmıştır.
Kanuni faiz, enflasyon ile uyumlu olması gerektiği açıktır. Yasal faiz oranı %9 olarak belirlenmiş durumdadır ancak bu oranın enflasyonun gerisinde kaldığı ve bu durumun adaleti zedelediği açık bir gerçektir. Örneğin, ülkemizde 2023 yılında yıllık enflasyon (ÜFE) oranları % 60’lar düzeyinde iken kanuni faiz oranı %9, 2024 yılı Mart ayı enflasyonu %50’ler düzeyinde iken kanuni faiz oranı yine %9’dur. Kanuni faiz genellikle ticari olmayan işlerde veya temerrüt durumu oluşmadan ödenmesine hükmedilen alacaklar için söz konusu olsa dahi bu durumda, tahsil edilemeyen bu alacak yılda yaklaşık olarak en az % 40 oranında değer kaybına uğramaktadır. Bu kaybın telafisi ise munzam zarar (aşkın zarar) hükümlerine göre mümkün olmaktadır. Ülkemizde kanuni faiz işletilerek belirlenen bedellerin, enflasyonun çok altında kalması nedeniyle alacaklıların mülkiyet hakları ciddi şekilde ihlal edilmekte dolayısıyla munzam zarar hükümlerince alacaklılar yeni bir dava açmakta neticede hem yargı yükü artmakta hem alacaklıların alacaklarına daha geç kavuşması dezavantajı hem borçlular yönünden avantaj oluşturmaktadır. Bu sorunu çözmek için kanuni faiz oranının yükseltilmesi acil bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
Anayasa Mahkemesi 05.04.2023 tarihli kararında (2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesine 6459 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra) geç ödenen kamulaştırma bedeli için sadece kanuni faiz ödeneceği belirtilen düzenlemeyi itiraz üzerine incelemiş ve Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vermiştir. Söz konusu karar ‘’..enflasyon nedeniyle uğranılacak ve kanuni faizi aşan zararlarla ilgili herhangi bir düzenlemeye ise yer verilmemiştir. Özellikle yüksek enflasyonist dönemlerde devletin kamulaştırma nedeniyle borçlu olduğu tutar ile alacaklı hak sahibi tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını gidermek mümkün olmayacaktır.’’ gerekçeleriyle verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin temel haklar alanında verdiği kararların etkili şekilde icrası her şeyden evvel bu kararların ilgili kurum, kuruluş ve kişiler tarafından anlaşılmasını, kabullenilmesini ve nihayet yerine getirilmesini gerektirmektedir. Hukukumuzda mülkiyet hakkı temel bir hak olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla ilgili Anayasaya Mahkemesi kararında; yasal faiz oranının enflasyon karşısında çok düşük kalması nedeniyle mülkiyet hakkı ihlalinin tespit edildiği göz ardı edilmemeli; bu hususta gerekli düzenleme yapılmalıdır.
Öneri ve Taleplerimiz:
Adaletin sağlanması için kanunların ekonomik gerçekliklerle uyumlu olması gereklidir. Mevcut durumda, yasal faiz oranının enflasyonun gerisinde kalması, adalete olan güveni sarsmakta ve mülkiyet hakkı ihlallerine yol açmaktadır. Kanuni faiz oranının yükseltilmesi, adaletin tesisi ve mülkiyet haklarının korunması açısından hayati öneme sahiptir. Bu düzenleme ile mahkeme kararlarıyla belirlenen alacakların reel değerinin korunması sağlanacaktır. Dolayısıyla alacaklıların hakları daha etkin bir şekilde korunacak ve mülkiyet hakkı ihlallerinin önüne geçilebilecektir. Kanuni faiz oranının enflasyon oranlarına uyumlu olarak düzeltilmesi, hem ekonomik adaletin sağlanması hem de yargı sisteminin etkinliğinin korunması açısından hayati bir önem arz etmektedir. 07.05.2024
Avukat Hakları Grubu Ankara Adına
Av. İsmail Özdemir ve Av. Engin Demirtuğ
Sonuç İtibariyle Kanaatimiz:
Elbette bizim başvurumuzun bu kararda etkili olup olmadığını bilemiyoruz, ancak bu değişiklikten memnuniyet duyduğumu bildiririm.

